Alanya Belediyesi tarafından hazırlattırılan bilimsel araştırma raporu, Akdeniz kıyılarındaki artan mikroplastik kirliliğinin temel nedeninin bölgesel kaynaklar olmadığını, bunun yerine ithal plastik atıkları, geri dönüşüm tesislerinin kapasite yetersizliği ve Akdeniz akıntılarının birleşik etkisiyle ortaya çıktığını ortaya koymaktadır. Rapor, 8 Ağustos 2026'de Alanya Belediye Meclis Salonu'nda basın toplantısıyla kamuoyuna açıklanmıştır.
Araştırmanın temel bulgularına göre, Türkiye Nisan 2026'da 70 bin tonun üzerinde plastik atık ithal ederek son on yılın en yüksek aylık seviyesine ulaşmıştır. Bu ithalatın yaklaşık yüzde 60'ı Adana ve Mersin'deki geri dönüşüm tesislerine yönlendirilmiştir. Ancak yıllık resmi geri dönüşüm kapasitesi 1 milyon 125 bin ton olmasına karşın, yerli ve ithal plastik miktarının 4 milyon tonu aşması, sistem içinde ciddi bir dengesizlik yaratmaktadır. Bilim insanları, bu kapasite farkının çevreye plastik sızıntısını kaçınılmaz hale getirdiğini belirtmişlerdir.
Tesislerdeki kontrol kaybı ve doğal faktörler
Geri dönüşüm tesislerindeki yangın olayları da sistemdeki sorunların derinliğini göstermektedir. 2017'de 6 olan yangın sayısı 2025'te 150'ye çıkmış, bu durum kontrol mekanizmalarının zayıfladığının bir göstergesi olarak değerlendirilmiştir. Raporda ayrıca, 2025-2026 döneminde normalin çok üzerinde gerçekleşen yağışların Seyhan ve Ceyhan havzalarında taşkınlara yol açtığı, bu süreçte çevrede biriken mikroplastiklerin nehirlere taşındığı ve bazı tesislerden kaçak deşarjların arttığı belirtilmiştir.
Mersin'den Marmaris'e kadar tüm Akdeniz kıyılarında görülen plastik atıklar içinde Alanya en ciddi etkilenen bölge haline gelmiştir. Çukurova Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi ve İstanbul Politikalar Merkezi araştırmacılarının katkısıyla hazırlanan rapor, Akdeniz akıntılarının bölge dışından gelen mikroplastikleri Alanya kıyılarına taşıdığını ortaya koymaktadır. Bilim insanları, bu duruma karşı acil bölgesel önlemler alınmasını çağırmıştır.





