Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde yabancıların taşınmaz edinimine ilişkin yeni düzenlemelerin yürürlüğe girmesiyle gayrimenkul sektöründeki yatırım tercihlerinde kayda değer bir değişim yaşanıyor. Sektör temsilcilerine göre, yatırımcılar artık yalnızca satış fiyatı veya kısa vadeli getiri beklentisiyle hareket etmiyor. Bunun yerine projelerin yasal süreçlere uygunluğu, geliştirici firmanın deneyimi, teslim performansı ve bulunduğu bölgenin gelişim potansiyeli karar verme sürecinde daha belirleyici rol oynuyor.
Yeni düzenlemelerin sektöre getirdiği şeffaflık ve kontrol mekanizmaları, özellikle uluslararası yatırımcıların güven odaklı yaklaşımını güçlendiriyor. Bu bağlamda sosyal yaşam alanları, yeşil dokular ve günlük yaşamı kolaylaştıran donatılarıyla öne çıkan planlı projeler daha fazla ilgi görmeye başladı. Sektör değerlendirmelerine göre, yatırımcılar artık konutun ötesine geçen, bütünsel bir yaşam deneyimi sunmayı hedefleyen projeleri tercih ediyor.
SOA Holding tarafından Lefkoşa'da geliştirilen Air Life Lefkoşa projesi, bu yeni eğilimin somut örneğini oluşturuyor. Yaklaşık 69 bin metrekarelik proje alanında konut, ticari alanlar, sosyal donatılar ve yeşil yaşam alanlarını bir araya getiren proje, şehrin önemli ulaşım akslarına ve Ercan Havalimanı'na yakın konumuyla dikkat çekiyor.
SOA Holding Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın Artukoğlu, yeni düzenlemelerin sektör açısından güveni pekiştiren önemli bir adım olduğunu belirterek, yatırımcıların tercihlerini artık fiyat yerine firmanın deneyimi, hukuki altyapısı ve uzun vadeli vizyonu doğrultusunda şekillendirdiğini ifade etti. Artukoğlu, yaşam kalitesinin yatırım değerinin ayrılmaz bir parçası haline geldiğini vurgulayarak, Air Life Lefkoşa'nın bugünün ve geleceğin yaşam ihtiyaçlarına cevap veren, uzun vadede değerini koruyan bir yaşam merkezi olarak tasarlandığını söyledi.
Sektör temsilcileri, yeni düzenlemelerle birlikte KKTC gayrimenkul pazarında kurumsal yapı, şeffaflık ve planlı şehirleşme anlayışının daha fazla önem kazanacağını değerlendiriyor. Bu dönüşümün uluslararası yatırımcı güvenini artırarak sektörün sürdürülebilir büyümesine katkı sağlayacağı öngörülüyor.





