Uluslararası sağlık turizminde hizmet veren tesisler, 32 kriterli yeni bir sertifikasyon sistemine uyum sağlamak zorunda kalıyor. Hastaneler, tıp merkezleri, tıbbi laboratuvarlar ve diyaliz merkezleri TÜSKA akreditasyonu almak mecburiyetindeyken, diğer sağlık tesisleri Sağlık Bakanlığı tarafından düzenlenecek sertifikayı alması gerekiyor. Bu yeni düzenleme, Uluslararası Sağlık Turizmi ve Turistin Sağlığı Hakkında Yönetmelik çerçevesinde uygulanacak.
Uluslararası Sağlık Turizmi Enstitüsü Başkanı Dr. Fatih Seyran, yeni sistem değerlendirmesinde sağlık turizminin tanımının genişlediğini vurguluyor. Seyran'a göre artık yalnızca yabancı hasta kabul etmek yeterli değil; sağlık tesislerinin hasta başvurusundan taburculuk sonrası takibe kadar tüm süreci sistematik, kayıtlı ve ölçülebilir şekilde yönetmesi gerekiyor. Kurumsal bir anlayışla hizmet sunmak, yeni dönemin temel şartı haline geliyor.
Kapsamlı bir değerlendirme sistemi
32 kriter, sağlık tesislerinin yalnızca fiziksel altyapısını değil, aynı zamanda insan kaynağı, süreç yönetimi, dijital altyapı, hasta güvenliği, iletişim kapasitesi ve hasta memnuniyetini birlikte değerlendiriyor. Dr. Seyran, bu bütünsel yaklaşımın sağlık turizminde kalite standartlarını önemli ölçüde yükselteceğini belirtiyor. Yeni sertifikasyon sistemi, tesislerin uluslararası hastaya sunduğu hizmetin her aşamasını gözden geçirmesini gerektiriyor.
Uyum sağlayamayan sağlık tesisleri, uluslararası sağlık turizmi alanında faaliyet gösteremeyecek. Bu durum, sektördeki tüm kuruluşları hazırlıklarını yeniden değerlendirmeye ve gerekli iyileştirmeleri yapmaya zorlayacak. Sertifikasyon süreci, Türkiye'nin sağlık turizminde dünya standartlarına uyum sağlamasının bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.





