Türkiye'nin zeytin ve zeytinyağı ihracatı 2026 yılının ilk altı ayında 187 milyon dolara düştü. Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracat Birliği Başkanı Emre Uygun, bu rakamın geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 30 azalış olduğunu belirtti. İhracat miktarı ise 59 bin tona inmiş durumda. Uygun, gerilemenin temelinde iklim krizinin rekolte üzerindeki olumsuz etkileri, artan üretim maliyetleri, geçmiş dönemlerdeki ihracat kısıtlamaları ve uluslararası talep daralmasının yattığını açıkladı.
Ürün grupları bazında düşüş farklı oranlarda gerçekleşti. Siyah zeytin ihracatı miktar olarak yüzde 13 azalarak 33 bin tona, değer olarak yüzde 7 azalarak 88 milyon dolara indi. Yeşil zeytin ihracatı miktar bazında yüzde 22 düşüşle 9 bin 780 tona, değer bazında yüzde 15 düşüşle 28 milyon dolara geriledi. En belirgin daralma zeytinyağında yaşandı: miktar yüzde 52 azalarak 11 bin tona, değer yüzde 48 azalarak 57 milyon dolara indi. Prina yağı ihracatı ise yüzde 50 düşüşle 5 bin 21 tona ve 14 milyon dolara geriledi.
Uygun, yeni sezona ilişkin beklentilerinin iyimser olduğunu söyledi. Mevcut görünümün zeytin ve zeytinyağında yüksek rekolte ve güçlü üretim süreci işaret ettiğini belirten Uygun, bu durumun ülkenin kapasitesini etkin kullanması ve Türk ürünlerinin uluslararası konumunu güçlendirmesi açısından önemli bir fırsat sunduğunu vurguladı. Yeni sezonda üretim gücünün doğru pazarlama stratejileri, öngörülebilir politikalar ve güçlü tanıtım faaliyetleriyle desteklenmesi gerektiğini söyledi.
Uygun, sektörün rekabet gücünü koruyabilmesi için geçmişte uygulanan ihracat desteklerinin yeniden devreye alınmasının şart olduğunu belitti. Avrupa Birliği'nin zeytinyağına uyguladığı 100 tonluk kota uygulamasının rekabet gücünü ciddi şekilde zayıflattığını söyleyen Uygun, güncellenecek Gümrük Birliği sürecinde zeytinyağına en az 60 bin tonluk gümrüksüz kota tahsis edilmesi gerektiğini ifade etti. Birleşik Krallık ile yapılacak Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerinde zeytin ve zeytinyağının stratejik ürün statüsünde değerlendirilmesi gerektiğini ekledi.
Sektörün veri odaklı yönetim sistemine ihtiyaç duyduğunu belirten Uygun, Bornova Zeytincilik Araştırma Enstitüsü ile işbirliği yaparak dijital takip sistemi geliştirmeyi hedeflediğini açıkladı. Uygun, bu sistem sayesinde geleneksel tahminler yerine kesin verilerle büyük üretim dalgasını yönetebileceklerini söyledi. Amaç, İspanya örneğinde olduğu gibi tarladan sıkım tesisine, depolardan ambalaja kadar uzanan tüm süreçte veri odaklı bir yönetim oluşturmaktır.





