Türkiye'nin turizm sektöründe sahip olduğu uygun fiyat avantajı giderek erozyona uğruyor. Bloomberg tarafından yayınlanan yeni bir analiz, ülkenin artık turizm açısından ucuz bir destinasyon olmaktan çıktığını ortaya koyarken, Avrupalı ziyaretçilerin son yıllarda yaşadıkları fiyat şoklarının tatil tercihlerini doğrudan etkilediğini gösteriyor. Analiz, turizm gelirlerinin azalmamış olmasına rağmen, Türkiye'nin uzun vadede bu konudaki pozisyonunu koruyup koruyamayacağı konusunda soru işaretleri bırakıyor.
İngiltere'de yaşayan ve bir seyahat acentesi işleten öğretmen çift Donna ve Dave Needham, yaşadıkları deneyim üzerinden fiyat artışlarının somut örneklerini sunuyor. 2021'den bu yana beş kez Türkiye'ye gelen çift, bu yaz Akdeniz bölgesinde önceki yıllara kıyasla çarpıcı fiyat farklarıyla karşılaşmış. Konakladıkları tesiste ödedikleri ücretler bütçelerini aşarken, tatil sırasında yaptıkları bazı aktivitelerin maliyeti ciddi oranda yükselmiş durumda.
Fiyat artışlarının boyutu, sektörde sunulan hizmetlerde açıkça görülüyor. 2025 yılında 20 sterline mal olan 15 dakikalık jet ski turu, 2026 yazında 90 sterline çıkmış. Bu dört kattan fazla artış, sadece tek bir aktivite örneği olsa da, turist bütçelerinin ne kadar sıkıştığını gösteren önemli bir gösterge. Needham çifti, yaşadıkları bu deneyim sonrasında Türkiye'nin gelecek yıl ilk tercih listelerinde yer almayacağını açıkça ifade etmiş.
Analiz, döviz kurlarının ve kur politikasının bu fiyat artışlarında belirleyici rol oynadığını vurguluyor. Türk Lirası'nın yabancı para birimleri karşısında değer kaybetmesi, yabancı turistler açısından hizmetlerin daha pahalı hale gelmesine neden oluyor. Kur dalgalanmaları ve enflasyon baskısı, Türkiye turizm sektörünün rekabet gücünü zayıflatan temel faktörler arasında yer alıyor.





